Sözlük
20 Haziran 2009, Cumartesi
3 Haziran’dan beri evdeyim. Normal bir tatil dönemi oluyor diyebilirim. Sabahları geç kalkıyorum, geceleri geç yatıyorum. Aslında bunları okul döneminde de yapıyorum ama olsun. Çok nadiren kitap okuyorum, genelde bilgisayar başında anime seyrediyorum. 29 Haziran’da Mercedes stajım başlayacağı için İstanbul’a gitme hazırlığı içindeyim. Kalacak yeriydi, otobüs biletiydi vs.. Herşey güzel gidiyor ama yine de biraz canım sıkılıyor. Hüseyin’in iyi bildiği “sabah depresyonlarım” gibi. Yaşamaktan mı bunalıyorum, rahatlık mı batıyor bilmem. Neyse gençler, biz sözlüğümüze geçelim.
Bu yazının devamını da okuyun »
Günlük Hayat
18 Haziran 2009, Perşembe
Sevgili Okur,
Sevgili veritabanımızın arızaları yüzünden bir hafta kadar yoktuk. Yokluğumuz hissedilmemiştir sanırım
ama yine de açıklamak istedim. Yeni yazılarımızla yine buradayız
Bu arada bizim bu veritabanının da sorunları bir bitmedi. Bir daha tekrarlanmaması dileğiyle.
Günlük Hayat
10 Haziran 2009, Çarşamba
Dün annem hastanede nöbetçi olduğu için babamla yemek hazırlıyorduk. Ben de biz bununla uğraşırken, sevgili kaplumbağam Necati hava alsın diye içinde bulunduğu küçük yoğurt kutusunu balkona koydum. (Necatinin aslında akvaryumu var, fakat Ankara’dan taşınırken yoğurt kutusuna koymuştum geçici olarak.) Biz içeride babamla makarna yaparken, bir ara boş kaldım, gidip Necati’ye bakayım dedim. Yoğurt kutusunun üzerine de oynamayı sevdiği bir siyah kapak vardı, onu bırakmıştım.
Bu yazının devamını da okuyun »
Denemeler
8 Haziran 2009, Pazartesi
Siz de her sabah uyandığında “yine benzer bir gün” diye yakınıyor musunuz?
Hayat, her ne kadar birçok süprizle dolu da olsa, bazen monotonlaşmaya başlıyor. Alıştığınız işler, alıştığınız konuşmalar doluyor etrafınız. Aynı gazete, aynı arkadaşlar, aynı ev… Bu nedenle hayatlarımızda yaptığımız küçük değişiklikler bizi sevindiriyor, bambaşka biri gibi hissetirebiliyor.
Bu yazının devamını da okuyun »
Denemeler
6 Haziran 2009, Cumartesi
Bugün eski bir arkadaşımı gördüm. Soğuk bir tokalaşma, samimi olmayan bir muhabbet, birbirinden kaçan gözler… Yılların araya girmesinden kaynaklanan soğukluk bir yana, daha da ötesinde bir şey. Sonra hayatımda bu şekilde yer alan kişileri düşündüm. Aramızda çok büyük soğukluk bulunan kişileri. 21 yılda üzerini çizdiklerimi, üzerimi çizenleri. Sanki hiç yoklarmış gibi davransak da, hatırlamak üzüyor insanı. Boşa geçirilmiş zamanlar gibi geliyor. Ne kötü ki insanların çöpe attıkları eşyaları gibi, çöpe attıkları anıları, arkadaşları da var. Belleklerden silinmiş olanları.
Yazık. Verilen onca emeğe, onca sevgiye yazık. Keşke hiç karşılaşmasaydık arkadaşım. Senin beni silmiş olduğun gibi, ben de seni sildim şimdi. Yakında gözümü kısarak hatırlayacağım biri olacaksın. Üzgünüm.
Son Yorumlar